Her geçen gün hayatımıza yeni markalar, butik işletmeler ve e-ticaret siteleri giriyor. Ancak çoğu zaman bir ürün satın alırken o markanın arkasındaki hikâyeyi, emeği ve insanı tanımıyoruz. Ben de Valoa’yı sadece bir marka olarak değil; gerçek bir hikâyesi, hayalleri ve emek dolu bir yolculuğu olan bir oluşum olarak sizlerle paylaşmak istedim.
Hazırsanız kahvenizi alın, gelin biraz tanışalım. ❤️
Ben Banu, Valoa’nın kurucusuyum. Sipariş verdiğinizde size gelen kargo mesajındaki isim aslında benim. 😊
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü mezunuyum. Bizim okulun kültüründe bölümden bağımsız olarak herkes kendine “Mülkiyeli” der. Hayatımı ve bakış açımı şekillendiren okulum aslında bugünlere zemin hazırlamış.
Mezuniyet sonrası birçok arkadaşım kamu sektörüne yönelirken ben farklı bir yol seçtim. Ankara’da kalmak istemediğim için Denizli’ye taşındım ve özel sektörde çalışmaya başladım. Özellikle e-ticaret alanında edindiğim deneyimler, ileride kendi markamı kurma hayalimin temelini oluşturdu.
Valoa, bir gecede ortaya çıkan bir marka değil.
Markamı kurmadan önce yaklaşık 1-2 yıl boyunca yoğun bir araştırma sürecinden geçtim. İnsanlar neye ihtiyaç duyuyor, hangi ürünler günlük hayatı gerçekten kolaylaştırıyor, kaliteli ama estetik ürünler nasıl sunulabilir… Bunların hepsini uzun süre analiz ettim. Bu süreçte sporda, seyahatte kullanmak için ürün arayışlarım oldu. Aradığım ürünlerin kaliteli olanları çok yüksek fiyattaydı ya da uygun fiyatta kalitesi düşük ürünler vardı. Böylelikle aslında Valoa'nın felsefesi oluşmaya başladı. Kaliteli ürünler daha erişilebilir fiyatlarda olmalıydı.
Çalışırken biriktirdiğim küçük bir sermayeyle, 2023 yılının Şubat ayında evimin bodrum katında küçük bir çalışma alanı kurarak satış yapmaya başladım. İlk siparişlerden bugünlere kadar geçen süreçte her adım; büyük ekiplerle değil, tamamen emek, öğrenme ve tutkuyla ilerledi. Her geçen sene bir önceki seneye göre neyi daha iyi yapabiliriz diye çalışıyoruz.
Valoa bir çok kadın girişimcide olduğu gibi uzun süre tam anlamıyla “tek kişilik dev kadro” olarak ilerledi. 😊
Sosyal medya yönetimi, web sitesi, pazaryerleri, ürün geliştirme, tasarım, dijital pazarlama, müşteri iletişimi, finans, muhasebe ve operasyon süreçlerinin tamamı doğrudan benim tarafımdan yürütüldü.
Bugün danışmanlık aldığımız değerli ekiplerle birlikte büyümeye devam etsek de markadaki her detay hâlâ benim elimden geçiyor.
Bence butik markaları özel yapan şeylerden biri de tam olarak bu.
Çünkü bir problem yaşadığınızda karşınızda gerçekten ulaşabileceğiniz bir insan oluyor. Mesajlarınızı okuyan, ürünleri hazırlayan, paketleyen ve geri bildirimlerinizi önemseyen kişi çoğu zaman markanın kurucusu oluyor.
Ben de sizlerden gelen mesajları, ürünlerimizle çektiğiniz fotoğrafları ve güzel geri dönüşleri büyük bir mutlulukla takip ediyorum. Sosyal medyada sizlerden gelen paylaşımları paylaşmayı ayrıca çok seviyorum. ❤️
Valoa, Fince'de ışık aydınlık anlamına geliyor. Biz yalnızca ürün satan bir marka değiliz, aynı zamanda hayatınıza kattığımız küçük düzenler ve dindirdiğimiz karmaşalarla hayatınızı da aydınlatıyoruz.
Amacımız; günlük hayatı kolaylaştıran, kullanıldığında vazgeçilmez hale gelen, işlevsel ama aynı zamanda estetik ürünler sunmak. Çünkü günlük yaşantımız oldukça yoğun ve kaos dolu geçiyor. Çantanızın içinde sürekli kaybolan airpods'u kompakt setlerle kolay ulaşabiliyorsanız ya da seyahat anında ağzı açık kalan bir şampuan kıyafetlerinize geçmeden minimum hasarla tadınız kaçmıyorsa biz amacımıza ulaşmışız demektir. ✨
Bu yüzden marka yaklaşımımızı şu cümle çok iyi anlatıyor:
“Hayatını aydınlatacak ürünler.”
Her siparişin arkasında gerçek bir emek, büyük bir heyecan ve sizin memnuniyetinizi önemseyen gerçek bir insan olduğunu bilmenizi istiyorum.
Valoa’nın hikâyesine ortak olduğunuz için teşekkür ederim. ✨
Kocaman sevgilerle, Banu